Eylül Görmüş ve Tuğçe Arslan Üçer'in "O An Yalnız Düşmek, Birlikte Kalkmak" Konuşmasının Özeti
Key Concepts:
- Kadın dayanışması
- Şefkat
- Kız kardeşlik
- Toplumsal cinsiyet eşitliği
- Anneliğin kutsallığı
- Yeterince iyi annelik
- Birlikte düşmek, birlikte kalkmak
- Kadınların kültür sanat alanındaki temsili
1. Giriş ve Tanışma:
- Eylül Görmüş ve Tuğçe Arslan Üçer, iki kadın olarak birlikte yolculuklarından, birbirlerine nasıl destek olduklarından ve kadın dayanışmasının gücünden bahsedecekler.
- Eylül Görmüş, Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler mezunu, edebiyatla ilgili işler yapıyor, Blumberg HT'de "Pandora'nın Merakı" adlı kültür sanat programını sunuyor, Kafa dergisinde yazılar yazıyor, kitap kulübü yürütüyor ve Tuğçe ile "Bir Kitap Bir Film Bir Şey" adlı bir podcast yapıyor.
- Tuğçe Arslan Üçer, Galatasaray Üniversitesi İşletme mezunu, pazarlama ve marka alanlarında çalıştı, sinema tutkusu var, Mobi Türkiye'de pazarlama ve sinemayı birleştirdi, 4 yaşında Dünya isimli bir oğlu var ve her şeyden önce bir anne.
2. "O An" Kavramı ve Yolculuk:
- Eylül ve Tuğçe, konuşmayı hazırlarken, ortak yolculuklarında "o an"ların farklı olduğunu fark ettiler.
- "O an" her zaman aynı olmayabiliyor ve mesele, birinin o anda orada değilken diğerinin el uzatmasında yatıyor.
- Hayatın insanı yere serdiği anlarda, kimin el uzattığı, kimin omzuna dokunduğu önemlidir.
3. Tanışma ve İlk Destek:
- Eylül ve Tuğçe'nin yolları 2019'da kesişti. İkisi de kendi kafelerini işleten yorgun ve bıkkın esnaflardı.
- Tanıştıktan sonra, bu işi yapmamaları gerektiğine karar verdiler ve birkaç ay arayla yeme içme sektöründen çıktılar.
- Birbirlerine güç verdikleri ilk anın, aslında o ilk tanışma anı olduğu belirtiliyor.
4. Podcast'in Doğuşu ve Amaçları:
- Eylül web tasarımcısı olarak çalışmaya başladı, Tuğçe ise edebiyata olan ilgisini derinleştirdi.
- Ortak tutkuları (kitaplar ve filmler) onları bir araya getirdi ve pandemi zamanı "Bir Kitap Bir Film Bir Şey" podcast'ini başlattılar.
- Türkiye'de kadınların kültür sanat alanında varlık göstermesi zor olduğu için, iki kadın olarak seslerini duyurmak ve düşüncelerini paylaşmak istediler.
- Edebiyatı ve sinemayı sadece estetik veya sanatsal bir mesele olarak değil, kendilerini ve başkalarını anlamak için temel birer araç olarak gördüler.
- Kitapları ve filmleri, anlattıkları insan hikayesini ve meselesini odağa alarak anlamaya ve yorumlamaya çalıştılar.
- Podcast'te kendi hikayelerini de olabildiğince şeffaf ve dürüst bir şekilde anlatmaya çalıştılar.
5. Podcast Örnekleri ve Temalar:
- Anneik Kutsal Yıkılışı: Anneliğin kutsallığı meselesini tartışmaya açtılar, aynı anda birden fazla kadın olma halini, anneliğe içkin olan öfkeyi ve kıskançlığı ve annelik müessesesinin ne kadar yalnız bir kurum olabileceğini konuştular.
- Tuğçe, anneliğin yalnız dünyasında debelenirken, Eylül onun yaşadığı dönüşümü yakından izledi.
- Eylül, Tuğçe'nin anneliğini kutlarken, diğer kimliklerini de desteklemeye ve var etmeye çalıştı.
- Tuğçe, podcast çekimlerinin kendisi için çok önemli olduğunu, çünkü Eylül'ün o andaki mücadelesini görüp kendisine koşulsuz bir şekilde alan açmaya çalıştığını belirtti.
- Türkiye'de kadınların iş gücüne katılım oranının erkeklere göre çok daha düşük olduğu (%35'e %71) ve bu uçurumun özellikle kadınlar anne olduğunda daha da derinleştiği belirtildi. (Tik, 2024 verileri)
- Şefkat: Şefkati anlamaya çalıştılar, şefkati merhametten ayıran şeyin ne olduğunu, sevecenlikle şefkatin nasıl bir ilişkisi olduğunu ve insana şefkat almak mı yoksa şefkat vermek mi daha ilk olduğunu sorguladılar.
- Kadınların birbirine gösterdiği şefkatin bir zayıflık değil, güçlendiren bir duygu olduğunu vurguladılar.
- Şefkatin rekabet değil dayanışma, yargılama değil anlama, küçümseme değil yüceltme olduğu belirtildi.
- Eylül, "Pandora'nın Merakı" programına başlarken yaşadığı endişeleri ve Tuğçe'nin kendisine şefkatle yaklaşıp "Sen bunu yapabilirsin." demesinin kendisi için bir dönüm noktası olduğunu anlattı.
- Kız Kardeşlik: Kadın hareketinin son yıllarda geldiği yeri ve kadınların birbirlerinin omuzlarına koydukları elleri konuştular.
- Kız kardeşliğin sadece kan bağıyla değil, ruh bağıyla da kurulduğunu ve kadınların birbirine el uzatarak oluşturdukları bir dayanışma ağı olduğunu vurguladılar.
- Virginia Woolf'un "Bir kadın olarak ülkem yok, bir kadın olarak bir ülkem olsun istemiyorum, bir kadın olarak bütün dünya benim ülkem." sözüne atıfta bulundular.
- Virginia Woolf ve Vita Sackville-West, Frida Kahlo ve Tina Modotti, Ayşe ve Ece Ege gibi sanat ve edebiyat dünyasındaki güçlü kadın ikililerine örnekler verdiler.
6. Kalbin Kırılması ve Dayanışma:
- Gabor Maté'nin "Bütün dünya şu anda çok zor zamanlardan geçiyor, kendinize bunu hatırlatmakta yarar var bence, gözleriniz açıkken kalbimizin kırılmaması imkansız." sözünü paylaştılar.
- Kalpleri kırıldığında da podcast'e sığındıklarını ve birbirlerini desteklediklerini belirttiler.
- Dinleyicilerden aldıkları tepkilerin, doğru yolda olduklarını hissettirdiğini söylediler.
- Dinleyicilerin, podcast'i dinlerken sanki çok yakın bir arkadaşlarıyla sohbet ediyor gibi hissettiklerini belirtmelerinden duydukları memnuniyeti dile getirdiler.
7. Birlikte Düşmek ve Kalkmak:
- Birlikte düşmenin de kalkmanın da mümkün olduğunu anladılar.
- Aynı anda sendeledikleri anlarda da birbirlerine tutunarak ayakta kalmayı başarabildiler.
- Hayatlarında çok şey değiştiğini, bazı rolleri bırakmak zorunda kaldıklarını, ancak yeni rollere soyunduklarını belirttiler.
- Bu rol değişiklikleri sırasında birbirlerine el uzatmanın, omuz vermenin ve yükü paylaşmanın çok önemli olduğunu vurguladılar.
- Kadın dayanışmasının en önemli sihrinin, asla yalnız olmadığını bilmek olduğu belirtildi.
8. Sonuç ve Çağrı:
- İnsan bazen tek başına düşüverebilir, ancak birlikte kalkmak her zaman mümkündür.
- Birbirlerinin elini tutmayı ve birbirlerinin aklına dokunmayı ihmal etmemek gerektiği vurgulandı.
- Özellikle kadınlara seslenerek, birbirlerine şefkatle yaklaşmaları, birbirlerine el vermeleri, birbirlerinin aklına dokunmaları ve birbirlerinin başarılarını takdir etmeleri çağrısında bulundular.
- Ancak birlikte bu şekilde yükselebilecekleri belirtildi.
- Takdir, destek, dayanışma, direnç ve alkışlamanın çok önemli kavramlar olduğu ve bu değerlere sahip çıkarak çok daha mutlu ve yaşanabilir bir hayata kavuşabilecekleri vurgulandı.
- Her bir kadının omzunda, kendilerine güç veren çok sayıda kadının görünmez elleri olduğu belirtildi.
9. Veriler ve İstatistikler:
- Tik'in 2024 verilerine göre, Türkiye'de kadınların iş gücüne katılım oranı %35 iken, erkeklerde bu oran %71. Bu uçurum özellikle kadınlar anne olduğunda daha da derinleşiyor.
- British Council'ın kültürde kadın gücü raporuna göre, yaratıcı sektörlerde de toplumsal cinsiyet eşitliği bir problem olarak belirmeye devam ediyor. Kadınlar kültür sanat alanında daha çok görünen tarafta olurken, üretim ve karar alma mekanizmalarında maalesef yeterince temsil edilmiyorlar.
10. Sentez/Sonuç:
Eylül Görmüş ve Tuğçe Arslan Üçer, "O An Yalnız Düşmek, Birlikte Kalkmak" başlıklı konuşmalarında, kadın dayanışmasının, şefkatin ve kız kardeşliğin önemini vurgulamışlardır. Kendi deneyimlerinden ve podcast projelerinden örnekler vererek, kadınların birbirlerine destek olmasının, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde nasıl bir fark yaratabileceğini göstermişlerdir. Konuşma, kadınların birbirlerine el uzatarak, birlikte düşüp birlikte kalkarak, daha güçlü ve yaşanabilir bir dünya inşa edebilecekleri mesajını vermektedir.
AI summaries can miss context or contain errors. Check important details against the original video.





