The Path of the Soul | Batu Tayga Konak | TEDxODTU Gelistirme Vakfi Lisesi

By TEDx Talks

Share:

Key Concepts

  • Disiplinlerarası Yaklaşım: Sanat, teknoloji ve tasarımı bir araya getirme.
  • Özgünlük ve Kimlik Arayışı: Bireyin kendi özüne dönmesi, maskelerden sıyrılması ve "olması gereken" yerine "olmak istediği" kişi olma çabası.
  • Akademi ve Sanat Dengesi: Akademik başarı ile sanatsal tutkular arasındaki dengeyi bulma mücadelesi.
  • Toplumsal Beklentiler ve Kalıplar: Toplumun bireylere yüklediği roller ve beklentiler ile bireyin kendi istekleri arasındaki çatışma.
  • Metaforik Yolculuk: Hayatı bir tren yolculuğuna benzeterek, bireyin bu yolculuktaki rolünü (trenin içinde olmak, dışında izlemek veya dışında koşmak) ve bu rollerin anlamını sorgulama.

Sanat, Teknoloji ve Tasarımın Kesişim Noktası

Konuşmacı, Batı Kıbrıs Üniversitesi Mimarlık ve Çevre Tasarımı bölümü öğrencisi olarak, sanat, teknoloji ve tasarımı disiplinlerarası bir bakış açısıyla ele almaktadır. İlk 9 yaşından itibaren sivil toplum kuruluşlarında çalışmış, konservatuvar etkinliklerine katkıda bulunmuş, yazılım ve kodlama ile müzik desteği sağlamış, illüstrasyonlar üretmiş ve sanat/tasarım alanında girişimlerde bulunmuştur. Bu geniş yelpazedeki deneyimleri, onun ilham ve motivasyon kaynağını oluşturmaktadır.

Özgürlük Hissi ve Yaratıcılık

Konuşmacı, tasarım yapmayı ve resim çizmeyi çok sevdiğini belirtiyor. Anaokulundan beri resim yaptığını ve bu aktivitenin ona "kendi dünyasını yaratabilme özgürlüğü" verdiğini ifade ediyor. Bu özgürlüğün ona güvenlik ve cesaret verdiğini, bir karakterin en ufak bir detayını bile değiştirebilmenin güzelliğini vurguluyor.

Müzik ve Animasyonun Hayatındaki Yeri

Uzun süre müzikle ilgilenmek istediğini, ancak oyunculuktan ziyade duyduğu seslerin kendisi için daha anlamlı olduğunu belirtiyor. Daha sonra hayatına animasyon girmiş ve hareket ettirebilme isteğiyle animasyon yapmaya başlamıştır. Bu süreçte, yarattığı karakterleri canlandırmanın kendisine ait olduğunu hissetmiştir.

Başarılı Öğrenci Rolü ve İçsel Çatışma

Konuşmacı, sanatçı olma isteği ile "başarılı öğrenci" olma baskısı arasında bir içsel çatışma yaşadığını dile getiriyor. Yıllar boyunca bu iki kimlik arasında gidip geldiğini, ancak zamanla fark ettiği şeyin, üstlendiği tüm rollerin (başarılı öğrenci, örnek öğrenci, iyi arkadaş vb.) kendisini kendisinden uzaklaştırmaya başladığı olmuştur. "Ben kendim miyim, yoksa olmam gerektiğine inandığım kişi miyim?" sorusunu sormanın önemini vurguluyor.

Felsefi ve Psikolojik Perspektifler

Felsefi Bakış Açısı: Kendini Bilmek

Konuşmacı, felsefenin "kendini bilmek" sorusuna değiniyor. Sokrates'in bu sorusunun acımasız olabileceğini, çünkü kendini bilmenin bir yokluk içinde bakmak, yüzleşmek ve yeniden doğmak anlamına gelebileceğini belirtiyor. Mevlana'nın "Olduğun gibi görün, göründüğün gibi ol" sözüne atıfta bulunarak, açık olmanın önemini vurguluyor. İnsanların maskesiz olamadığında ruhunu tanıyamayacağını ifade ediyor.

Psikolojik Bakış Açısı: Maskeler ve Gerginlik

Psikologların "birçok maske" ile yaşadığımızı söylediğini aktarıyor. Başarılı öğrenci, iyi arkadaş, iyi sanatçı gibi rollerin birer maske olduğunu belirtiyor. Maskelerin doğal olduğunu, ancak asıl sıkıntının bu maskeleri çıkarmayı unuttuğumuzda başladığını söylüyor. Maskelerin bir gerginlik yarattığını ve bu gerginliğin birikerek kişinin kendisini tanıyamamasına yol açtığını ifade ediyor.

Sosyolojik Bakış Açısı: Toplumsal Beklentiler ve Kalıplar

Toplumun, bireylerin potansiyellerini tek bir alana yatırmasını ve o alanda çok iyi olmasını bekleyen bir mekanizma olduğunu belirtiyor. Zygmunt Bauman'ın "İnsanın değine uygun olmamak ele tasarlar" sözüne atıfta bulunarak, toplumun dayattığı "kostümün" çoğu zaman bireye uymadığını, bazen fazla geldiğini, bazen de nefes almayı engellediğini söylüyor. Asıl sorunun ise bireyin bu elbiseye kendini uydurmaya çalışması olduğunu vurguluyor.

Kişisel Deneyimler ve Seçimler

Konuşmacı, kendi deneyimlerinden yola çıkarak bu baskılara karşı koymanın cesaret istediğini belirtiyor. Müzik okumak istediğinde cesaret edemediğini, animasyon okumak istediğinde ise Türkiye'deki imkanların yetersizliği nedeniyle Kanada'daki bir okula gitmek yerine, %96 başarı zorunluluğu olan bir bölüm yerine bilgisayar mühendisliği okumaya karar verdiğini anlatıyor. Ancak bilgisayar mühendisliği okurken bile savunma sanayinde çalışmak istemediğini, amacının oyun yapmak, müzik bestelemek, tasarım yapmak ve engelli çocuklar için yazılımlar geliştirmek olduğunu belirtiyor. Sayısal alanlarda eşit derecede iyi olmadığını fark edip iç mimarlık bölümüne geçtiğini, ancak üniversitenin ilk ayında bile okuldan mezun olup olmama veya geçiş yapma gibi düşüncelere kapıldığını paylaşıyor. Bu durumun, kendisi için ihtiyacı olan şeyi yapma gerekliliğinden kaynaklandığını ifade ediyor.

Hayatı Şekillendirme ve Kendi Yolunu Çizme

Sonunda, konuşmacı hayatına yön vermeyi ve kendi heyecanlarına göre şekillendirerek kendi yolunu çizmeyi öğrendiğini belirtiyor. İç mimarlığın istediği gibi oyun kodlamaya vesile olmayabileceğini, ancak istediği gibi mekan tasarlayabileceğini, animasyon yapabileceğini, barınak tasarımı yapabileceğini ve engelli bir aile için geliştirilebilir bir ev tasarlayabileceğini söylüyor. Bunların dünyada eksik olan şeyler olduğunu vurguluyor.

Metafor: Tren Yolculuğu

Konuşmacı, hayatı bir tren yolculuğuna benzeterek bir metafor sunuyor. Bu metaforun en çekici yanı, trenin kendisi olmasıdır. Trenin içinde olmak, dışarıdan izlemek veya dışında koşmak gibi farklı rollerin olduğunu anlatıyor. Trenin içinde olmak, yolculuğa devam etmek anlamına gelirken, dışarıdan izlemek pasif bir gözlemci olmayı ifade eder. Dışarıda koşmak ise sürekli bir çaba ve yorgunluk anlamına gelir. Konuşmacı, uzun süre trenin üstünde koşmayı gerekli gördüğünü, ancak fark ettiği şeyin, trene adım atıp vagonlar arasına girerek geride bıraktığı şeyleri alabileceği veya başka bir form bulabileceği olmuştur. Göğüslemek bazen cesurca görünse de sadece yorucu olabileceğini belirtiyor.

Sonuç: Kendin Olmak

Son olarak, konuşmacı dinleyicilere "Siz kimsiniz?" sorusunu soruyor. İnsanların nasıl hatırlanmak istediğini, arkadaşlarıyla ilişkilerinde kendileri olup olmadıklarını sorguluyor. Kendin olmak halinin en iyi arkadaş, en komik kişi ve en iyi öğrenci olmanın kendisi olduğunu vurgulayarak konuşmasını bitiriyor.

Chat with this Video

AI-Powered

Hi! I can answer questions about this video "The Path of the Soul | Batu Tayga Konak | TEDxODTU Gelistirme Vakfi Lisesi". What would you like to know?

Chat is based on the transcript of this video and may not be 100% accurate.

Related Videos

Ready to summarize another video?

Summarize YouTube Video